5846 sayılı FSEK çağrısı

Bugün Muharrem Özbilen Hoca ile ilgili yazacaktım ama olmadı, yine meslektaşlarıma yazdım..

Bugün öğle saatlerinde Fethi İzan aradı..

Hal hatırdan sonra özetle; 45-50 kişi civarında bir fotoğrafçılar grubunun, telif yasasıyla ilgili bir avukatlık bürosunun önderliğinde çalışmalar yaptığını, benim de katılmam gerektiğini söyledi. Bu çalışmalarla ilgili mesaj zincirine beni de katmak için yazışma trafiğini içeren e-postayı gönderdi. O yüzden benim de gündemim değişti.. Muharrem Özbilen Hoca bir sonraki yazıya kaldı.

Neyse Fethi’nin gönderdiği e-postada, yapılanların üç aşağı beş yukarı özeti, gerekçeleri felan da bulunduğu için; sakallarını bu işte ağartmış olan benim için aksiyonun cereyanını anlamak pek zor olmadı. Bu mevzubahis cereyanla ilgili düşündüklerimi sonra yazarım gerekirse. Ama, oturdum çoğunu-uzaktan da olsa- bildiğim ve tanıdığım; bu trafikte yer alan meslektaşlarıma bir mektup yazdım.. Bu mektubu yazı konusu etmeye başta niyetim yoktu; ancak hepsinin, çevreleriyle sürekli iletişim halinde bulunma çabalarıyla, telefonlarında tivitır, feysbuk, gogılplas ve benim bile bilmediğim 27,5 sosyal bağlantı aplikeyşını bulunan bu meslektaşlarımın sadece birisinden tepki (okundu bilgisi) geldi. Bir de bu işe önayak olan avukat hanımdan bir e-posta aldım.. Bu kadar………

O cihetle oturdum bu yazıyı yazıyorum. Ahanda akşam saatinde iki arada yazdığım yazdığım mektup da aşağıda. Muharrem Hocam kulakların çınlasın..

Kalem, kelam ve selamla..
Mustafa Turgut

 

Herkese merhaba.

Görüyorum ki, benim on yıllardır uğraştığım konuda bir duyarlılık oluşmuş.. Ancak bu işe, sevgili Tamer Yılmaz aracılığıyla, bir avukatlık bürosunun önderlik ettiğini görüyorum. Buna hem sevindim hem de güldüm.. Bir avukatlık bürosunun, meseleyi bam telinden yakalamış olmasına sevindim ne yalan söyleyeyim.. Fakat meslektaşlarımın; geçmişte kafalarını değil kendilerini kuma gömdüklerini düşünmekten de kendimi alamadım. :=) Arkadaşlar google amcaya yazdığınızda bu konuyla ilgili binlerce şikayet ve çaba bulursunuz. Bu konuyla ilgili tartışmalar ve yardımlaşma; bir sürü fotoğraf forumunda en çok izlenenler arasındadır ve herkese açık bir şekilde yapılmaktadır.

Üzülerek yazıyorum; amatörler bizden daha öndedirler. Bu konuda 3 sene önce meslekten olanların tamamına olmasa bile; büyük bir kısmına, örgütlenme meselesiyle ilgili e-posta duyuruları gönderdim. Gönderim yapılanların bir kısmı okumadan sildi, bir kısmı da spam yapmayın diye sitem etti. Dört yıl çabaladıktan sonra 4 Şubat 2011’de Fotoğrafçılar Meslek Kuruluşu (FMK) Derneğini; ittire kaktıra, hem de kurucu olmaları için bir sürü insana ricada bulunarak kurmak zorunda kaldım. 2013’e kadar da gerek feysbuktan, gerek ordan burdan, gerekse de telefonla dürterek neredeyse bu çabaya katılmaları için bir sürü fotoğrafçıya yalvardım. O zaman kimse ilgilenmedi. Çünkü Gültekin Çizgen’in dediği gibi: “herkesin işi var, biz serserilik yapıyorduk”. Bugün Gültekin abi gibi değil biraz daha farklı düşünüyorum: “Bizim kulağımızın arkası sizinkinden önce delinmiş” :=)

Arkadaşlar; bizim hala tutunamadığımız bu yolda siz patinaja yeni başlıyorsunuz. Kurulmuş bir dernek var, biz bu merhaleyi aştık. Patinaja devam ediyoruz. Bari siz patinaj yapmayın. Gelin bilgimizi, görgümüzü, deneyimlerimizi ve mücadelelerden edindiğimiz kazançları birlikte değerlendirelim, patinajı birlikte yapalım, belki tutunmasına yardımı olur sizlerin.. Unutmayın dünya bizim eksenimizde dönmüyor.. Anladığım kadarıyla bu güne kadar yapılan toplantılarda, dünya örnekleri de incelenmiş ve bir takım saptamalar yapılmış.

Meslek birliği, federasyon vb. yapılanmalar; yasal ve siyasi nedenler dolayısıyla Türkiye gibi bir ülkede ütopyadır. FSEK kapsamında kurulacak bir meslek birliği, pratikte hiç bir işimize yaramaz, çünkü biz ticaret erbabıyız. Kurulmalımıdır? Evet çünkü zararı olmaz, hatta bizi güçlendirir de.. Ancak meselenin “bam teli” tüm yasaları da kullanabilen bir taraf olmak gerekliliğidir. Bu iş tek başına telif yasasına dayanarak olmaz. Bu güne kadarki yaşadıklarımız da bunun kanıtıdır. Ülkemizde tüm hukuki sistemin koşulsuz kabul edeceği gerçek bir “Meslek Birliği” olmak için önce “Meslek Odası” olmak; sonrasında aynı yöntemle Meslek Birliği ve Federasyon, nihayetinde de Konfederasyon olmakla mümkündür. Ancak pratikte bu yapılamaz, çünkü yasanın istediği sayıda meslek erbabı (binlerce) hiç bir zaman bir araya getirilemez.

Yani anlayacağınız bizim yasal durumumuzu 5362 sayılı yasa düzenler. Yukarıdaki örneklerdeki gibi örgütlenmenin de önündeki en büyük engeldir. Yasayı incelediğiniz de göreceksiniz; yasal bir “oda” olabilmek için her yerleşim biriminde en az 500 sayısını bulunmak zorundadır. Bu oluşumun moderasyonunu yapan avukat arkadaşlarımız önce kutluyorum, sonra da aşağıdaki linkteki 5362 sayılı yasayı gözden geçirmelerini rica ediyorum. Neden yapılamayacağını konusuna benim gibi katılacaklardır. Eğer buna imkan veren, benim bilmediğim bir yasa varsa bu konuda lütfen beni bilgilendirsinler. Yasanın tamamı ilgilenenler için aşağıdaki linktedir.

5362 sayılı YASA / pdf

Yazıyı çok uzatmamak için blogumda hukuk ve genel olarak bu konularla ilgili linkleri yeniden eskiye doğru aşağıda paylaşıyorum. Biraz yorucu olacak okumanız ama, okursanız beni anlayacaksınız :=)

Yukarıdaki linklerde okuyacaklarınız gibi daha evvel yazdıklarımda var da, blogculuğa o yıllarda başladığımdan güncel olanlar blogda.. Eski dökümanları yüklemeye üşeniyorum. Ben de tembelleşiyorum galiba..Yapılmaması gereken, PTFD’nin yaptığı hatayı yapıp “zenginler klübü” görüntüsüne düşmektir. Hep birlikte hareket edip olabildiğince kalabalık bir güruh ile yasa yapıcının karşısına çıkmak gerekir.

Konuya tekrar dönersek kimin aracılığıyla olursa olsun böyle bir hassasiyetin oluşmasına ve çabalarım başlamış olmasına çok sevindim. Bu konuda yine benim canhıraş çabalarımla biz de ocak ayında bir takım çalıştaylar yapacağız. Çalıştayda hukukçular, avukatlar, öğretim üyeleri, bilirkişiler, fotoğrafçılar ve komşu mesleklerden insanlar da olacak. Yani meselenin bütün taraflarının da bulunduğu bir toplantı olacak anlayacağınız. 4 Ocak’a takvimlenmiş ikinci toplantıya mutlaka katılacağım.

Saygı ve sevgilerimle,

Mustafa Turgut | sadece fotoğrafçı

 

Bugün Muharrem Özbilen Hoca ile ilgili yazacaktım ama olmadı, yine meslektaşlarıma yazdım..mustafa turgut
00