5846 sayılı FSEK. fotoğraf ve telif | Mustafa Turgut

Fotoğraf ve telif | Bu yazı neden kaleme alındı? | Onur Şahin

Blogu takip edenler bilirler – bu laf da sunuş klasiğim oldu 🙂

Birkaç haftadır, meslek birliği, mesleki örgütlenme, fotoğrafçı hakları, telif, hukuk ve guguk ikilemi üzerine bir takım yazılar yayımladım.. Yine bu konuyla ilgili bu sabah, (normalde mesai günümüz değil ama, bir arkadaşım platoyu ısrarla bu gün kiralamak isteyince mecburen mesai yaptık..) Ben de boş durmayayım didim. Mevzuyu kaşımaya devam ediyorum. Artık benden kaçmıyor, elime yapışmış vaziyette… 🙂

Neyse, internette konuyla ilgili araştırma yaparken canonturk.com forumunda bir incelemeye takıldım kaldım.. Sonra da aşağıda okuyacağınız yazıyı cevap olarak post ettim. (iyi de ettim). Bakalım akisleri nasıl olacak.. Bu arada yazı başlığı forumdaki başlıktan esinlenmedir. 🙂

Yazayım da telife bahis olmasın.In ın ın ıııııın.. Yazı da pek bi renkli oldu yauw..

Kalem, kelam ve selamla..

 

www.canonturk.com‘daki mevzuya yazdığım post adresi budur. (Aşağıdakinin aynıdır)

Mevzunun konusu olan asıl (original) yazı adresi de budur. (Sn.Onur Şahin’in incelemesi) parantez içindeki bölümler sonradan eklenmiştir.

Sevgili Meslektaşım..(Amatör olarak, sevgili meslektaşım; profesyonel olarak, Sayın Avukat Bey,)

Yazınızı, sonuna kadar okudum. Ancak bu konuda eksik bir bilgi (değerlendirmeniz) olduğunu üzülerek görüyorum. Belli ki 5846 sayılı FSEK Kanunu’nu diğer tüm fotoğrafçılar (hukukçular) gibi siz de eksik yorumlamışsınız.. Yasanın eser tanımları oldukça açık.. Mükemmel demiyorum ama “şimdilik olmak kaydıyla” az da olsa yeterli. Tam olarak bu konuyu değil ama bağlantılı olan “konuları” irdeleyen şu yazımı lütfen okuyunuz.

Şimdi de aşağıya eklediğim FSEK’in tanımları yapan bölümünü lütfen tekrar okuyunuz..

B) Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri:

I – İlim ve edebiyat eserleri:
Madde 2 – İlim ve edebiyat eserleri şunlardır:
1. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları,
2. (Değişik: 1/11/1983 – 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri
3. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri.
(Ek: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar.
II – Musiki eserleri:
Madde 3 – Musiki eserleri, her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir. III – Güzel sanat eserleri:
Madde 4 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/2 md.)
Güzel sanat eserleri, estetik değere sahip olan;
1. Yağlı ve suluboya tablolar; her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş, ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler, kaligrafi, serigrafi,
2. Heykeller, kabartmalar ve oymalar,
3. Mimarlık eserleri,
4. El işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları,
5. Fotoğrafik eserler ve slaytlar,
6. Grafik eserler,
7. Karikatür eserleri,
8. Her türlü tiplemelerdir.
Krokiler, resimler, maketler, tasarımlar ve benzeri eserlerin endüstriyel model ve resim olarak kullanılması, düşünce ve sanat eserleri olmak sıfatlarını etkilemez. IV – Sinema eserleri:
Madde 5 – (Değişik: 21/2/2001 – 4630/3 md.)
Sinema eserleri, her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir.
İşlenmeler ve Derlemeler (1) **** Sizin de farkedeceğiniz üzere iki tür fotoğraftan bahis var.
İLK TANIM: Madde; 2-3. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri.
İKİNCİ TANIM: Madde; 4-5 Fotoğrafik eserler ve slaytlar

Şimdi gelin birlikte üzerinde düşünelim..

Hepimizin ve avukatlarımızın düştüğümüz en büyük hata; fotoğraflarımızın tamamını “sanat eseri” olarak görmemizdir. Halbuki tüm fotoğraflarımız sanat eseri değildir. Bazıları sanat eseri olabilir, bu yoruma muhtaçtır. Bazıları ise sanat eseri değildir.

Peki o halde nedir? İşte yasanın burada bize bir tanım daha koymasının nedeni de budur..

Sanat eseri olamayacak fotoğraf teknik mahiyette fotoğraf olarak yorumlanır. Meselenin bamteli burasıdır. Bütün fotoğrafçı zevatı nedense burayı hiç okumuyor, yada okuyor da anlamıyor.. Artık bazı bilirkişiler-çok olmasa da-bu maddeyi işler hale getirmeye başladılar.. Fakat yanlışlık avukatlarda başlamaktadır. Dava dilekçesi yazılırken-buraya dikkat-fotoğrafçı nesnel bir şekilde taraf olmadığından avukatlarda kolaycılığı kaçarak sanat eseri kavramı üzerinden davalarını kurmakta ve hemen ilk adımda mahkeme de bilirkişiye bu fotoğraf sanat eserimidir? diye sormaktadır.

İşini bilen bilirkişiler bu soruya “hayır efem, bu foto sanat eseri değil; ancak teknik eserdir” yanıtını vermekte, fekat hakim kişi önündeki dosyada dava sanat eseri kavramı üzerinden kurulduğu için de; davayı ya reddetmekte ya da biraz vicdan sahibi ise, teknik eser kavramı üzerine yürütmektedir… (Sizin de bana katılacağınızı düşünerek)

Burada unutulmaması gereken şudur, hukuk vicdanla değil, kurallarla yürür. O nedenle en önemli davranış, davanın doğru iddialar üzerine kurulması gerekliliğidir…

Saygı ve sevgiyle,

Mustafa Turgut

(Not: Uzmanlık alanınız olan bir konuya haddim olmayarak burnumu sokup görüş bildirdiğim için özür dilerim. Bu işten çok canım yandığı yıllar içinde bu konunun en önemli takipçilerinden birisi oldum. Birileri “TELİF” lafını ettiğinde saçlarım diken diken oluyor…)  

 

Fotoğraf ve telif | Bu yazı neden kaleme alındı? | Onur Şahinmustafa turgut
00