iStockalypse İstanbul ’14

iStock’un yılda iki kez yaptığı ve “iStoker” olarak tanımladığı fotoğrafçılarını; kısa atölye ve seminerlerde buluşturduğu geleneksel toplantısı, geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’daydı.. 

Bir Türk fotoğrafçı olarak evsahibi konumunda olmasaydım herifi çıtır çıtır çiğneyecektim :=)

Aynı grupta katıldığımız atölyedeki bir İtalyan, neden paparazziliğin İtalyan fotoğrafçılara özgü olduğunu anlamamı sağladı :=)  Herif her yakaladığım kadrajda önüme atladı. La havle çekmekten sıkılıp, dövmeme ramak kalmıştı ki; atölye bitti..
 
Bu saygısızlığı yapanlar biz de de pek bol.. 
Grup çekimlerinde tek başınaymış gibi davranıp, maharetmiş gibi konunun hemen önünde saf tutup; diğer fotoğrafçıların önüne atlamak evrensel bir fotoğrafçı öküzlüğü durumu sanırsam :=) Bu öküzleri usülünce uyarmak da bizim gibilere düşüyor..
 
Sokaklarda yapılan kısa atölyeler ve istock editörlerinin stok fotoğrafçılığın püf noktalarını anlattıkları seminerler, stok fotoğrafçılığına farklı bir gözle bakmamı sağladı. Ayrıca farklı milletten fotoğrafçılarla ve “asıl işleri farklı olan fakat ek gelir elde etmek için stok fotoğrafçılık yapan” serbest | freelance Türk fotoğrafçılarla temas etmek de ilginç bir deneyimdi..
 
Yazılarımı takip edenler “serbest fotoğrafçılık” konusundaki yazdıklarımı bilirler.. Takip etmemiş olanlar blog yazı konuları kısmında bulunan FREELANCE filtresine veya bu bağlantıya tıklayayıp okuyabilirler..
Ayrıca bu atölyelerde; biz Türk fotoğrafçıların onlara göre insani olarak ne kadar naif ve çekingen olsak da; mesleki olarak heriflere göre kat be kat kaliteli olduğumuzu yeniden hatırlattı. (en azından temas ettiklerimle)
 
Yeni insanlar tanımak, konu yine fotoğra da olsa biraz işten uzaklaşmak ve hava değişikliği de cabası.. Ayrıca neredeyse yıllardır gitmediğim Beyoğlu’ ve Asmalımescit sokaklarında gezmek de ekstrası oldu..

Arabasız, yürüyerek ve toplu taşımayla seyahat etmenin aslında benim gibi sokaktaki dinamizmi ve yaşamı gözlemeyi seven biri için ne kadar önemli olduğunu hatırladım..

Toplantılara arabayla gitmediğim içi üç gün boyunca sabah ve akşamları deniz havası almak iyi geldi. Cumartesi günü kapalı fakat bir o kadar da güzel bir gökyüzü vardı. Toplantı çıkışlarında sokakları gezdim, fotoğraf çektim.
 
Şimdiye kadar gece geç saatte Perşembe pazarında hiç gezmemiş olduğumu; gündüzün kalabalık ve kaosunun tersine gece ne kadar ıssız olduğunu ve bizim de evsizlerimizin olduğunu farkettim..
Anadolu yakasına stüdyoyu taşıdığımdan beri, toplu taşımayı; özellikle tekneleri daha fazla kullanıyorum. Ama bundan sonra sırf hayatın içinde daha fazla bulunmak için ekstra fırsatlar yaratmaya çalışmalıyım diye düşündüm bu seyahatler sırasında..
 

Kalem, kelam ve selamla..

 

iStockalypse İstanbul '14mustafa turgut
00