kalem ve kelam • karalama defteri

Söz uçar yazı kalır..

İlkel insanlar duvar resimlerini yaparken gelecek kuşaklara bir şeyler aktarma çabası duydular mı bilemiyoruz. Ama Mısırlılar, Sümerler, Asurlular ve Çinliler kuşkusuz meramlarını anlatabilmek için resim-yazı motiflerini kullanmışlar. Resimin yetersizliği, resim-yazıyı; resim-yazının yetersizliği ise alfabeyi doğurmuş. Şekil yazıyı okumaktaki güçlük ve kaybedilen zaman, insanları doğrudan sözdeki heceleri ve sesleri ayırt edip bunları değişmez sembollerle değerlendirmeye zorlamış ve harfler oluşmuş ve fonetik yazı-ses doğmuş.

Tarihte ilk alfabenin Fenikeliler tarafından kullanıldığı kabul edilir. 22 harflik Fenike alfabesinin Latin alfabesine evrilmesi ile; ilk olarak İyonya’ya, oradan Yunanistan’a ve son olarak Roma’ya seyahatiyle geçirdiği zamanda, işlenip gelişmesiyle ortaya Latin alfabesi çıkmış. Bugün uygar dünya ile birlikte biz de Latin alfabesi kullanıyoruz.

“Verba volant scripta manent” Türkçe meali “Söz uçar yazı kalır”

Romalılardan beri kullanıldığına inanılan çok güzel bir cümledir, çok severim. Yazmakla ilgili yine Andre Gide’ye ait süslü olduğu iddia edilen bir söz var.. “Anı yazmak zamanın ve ölümün elinden bir şeyler kurtarmaktır.”

O yüzden ben de iyi kötü yazmaya çalışıyorum. Zamandan ve ölümden bir şeyler kurtarabilirim umuduyla. Bazen fotoğraf makinesiyle bazen kalemle..

kalem ve kelam • karalama defterimustafa turgut