Düğün Fotoğrafçılığı Kitabı | Mustafa Turgut

Düğün Fotoğrafçılığı Kitabı

İkibinli yılların ortalarından beri kafamda kurguladığım, sonlarına doğruda tasarımına başladığım Düğün Fotoğrafçılığı” kitabım nihayet basıldı.

Hem de ISBN ve barkoduyla..Say Kitap doğum günümün bir hafta öncesinde bana sürpriz yaparak, ben provasını dahi görmeden kitapçıların rafına soktuktan sonra final baskıyı bana gönderdi . Belki de kitabı bir okur, ben görmeden önce satın bile almış olabilir. Böyle bir sürpriz oldu yani. Aslında ilk primitif (maket) baskısını ve baskıya hazır halini 2009 yılında hazırladığım kitapla, beyhude çıkan sponsor bulma çabalarım ve iki yıl çeşitli şirketlerde bir sürü masayı ziyaret ettikten sonra da; benim masamın üzerinde birbirimizi seyrettik.

İki yıllık koşturmacanın sonunda yayımcılığını kendim yapmaya kalktım. İlk adımda kitap dağıtım şirketleri canımı sıktı. Neredeyse baskı için yapacağım masraf kadar dağıtım bedelleri istediler. Bir kısmı ise satış bedelinin %55’ini keserek kalan ödemeyi 12 ay sonra ödemeyi teklif etti.. İkinci adımda da meslektaşlarıma kızdım. Çünkü kayıtdışı çalışanlara, yaptığı işin hakkını vermeden fotoğrafçılığa soyunanlara, fotoğrafçılığı asıl işinin dışında hobi olarak benimsemiş fakat aynı zamanda da kayıtdışı olarak fotoğraf çekip haksız rekabete neden olan tatlı su kurnazı fotoğrafçı bozmalarına ve benzeri tanımları çoğaltmak için sayfalar harcayabileceğim bu güruha çok kızıyorum. Sektörü öldürüyorlar. Kurşunu bizim ayaklarımıza sıktıkları gibi farkında olmadan kendi ayaklarına da sıkıyorlar.. Bu tip fotoğrafçı müsvettelerinin böylesine uzun bir emek ve deneyimin sonucuna kitabımla kolayca ulaşabileceklerini ve bunu hak etmediklerini düşünerek “bencilce” bir kararla kitabın maketini kütüphanenin en alt rafına attım. Yani kitabı yazdıktan sonra dağıtım ayağında; Türkiye’de neden kitap yazılamadığını ve satılamadığını da öğrendim ;=)

Stüdyonun taşınması, İnplato’nun tadilatı (inşaatı demek daha doğru olur) iki kez taşınma, yerleşme, plato ve mekan düzenlemeleri derken iki yıl daha geçti. Kütüphaneyi yerleştirirken kolilerin içinden maket tekrar elime gelince; öğrencilik yıllarımda çektiğimiz kaynak kitap sıkıntıları, söylemekten hiç utanmadığım parasızlıktan yapmak zorunda kaldığımız kitap hırsızlıklarımız aklıma geldi. Sonra dört yıllık öğretim görevliliğim sırasında öğrencilerimin kaynak kitap bulmakta yaşadığı sıkıntıları düşündüm.

Elbette ki kendimce haklı sebeplerim olsa da “bilgiyi saklama bencilliğimden” utandım. Kitap yine masamın köşesine taşındı..

Neyse lafı uzatmayayım. Bir telefon sohbeti sırasında sevgili dostum Özer Kamburoğlu, Say Kitap’ın fotoğraf kitaplarına ilgisinden söz edince ben de yayınevini aradım. Yayınevinin baş editörü olan Fırat Uğurlu Bey, dijital kopyayı göndermemin ertesi günü beni aradı ve randevulaştık. Böylelikle 2013 Mayıs’ında başlayan tanışmanın finalinde, kitap yayınevinin Fotoğraf Editörü Levent Çeviker Bey’in hızlı çalışmasıyla 2013 Temmuz’unda baskıdan çıktı. Her ne kadar da yayınevinin kitap grafiğine müdahele etmiş olmasına canım sıkılsa da; asıl matbaanın kitaba yeterince özen göstermemiş olmasına çok kızdım.

Böyle yazdığıma bakmayın; beni tanıyanlar bilirler, işimle ilgili olunca, minicik sorunlara bile çok sinirlenirim, kılı kırk değil seksen yayarım. Bahsettiğim grafik hatalar – görece tartışılır -hatalar ve baskı kalitesi de kabul edilir seviyede.. Ama ikinci baskıya inşallah matbaanın tepesinde boza pişireceğim :=)

Yani benimkisi “kadı kızı” muhabbeti. İki ay gibi çok kısa bir sürede varolan yayın programı arasında yer açıp, çok hızlıca teknik ayrıntıları tamamlayıp, bir kitabı kitapçının rafına sokmak her yiğidin harcı değildir. Say Yayınları’nın tüm ekibine, özellikle Fırat Bey’e ve Levent Bey’e teşekkür etmek borcum.

Bu arada kitabın basımı konusunda beni sürekli teşvik eden hocam Nadir Ede’ye; ilk redaksiyonunu yapan öğrencim Hatice Barbaros’a, teknik konularda sıkıştığımda yardımını esirgemeyen Hocam Kamil Büblül’e, bir makalesinin neredeyse tamamını kullandığım Hocam Sabit Kalfagil’e ve elbetteki hepsinden heyecanlı bu macerayı başından sonuna destekleyen eşim İlham’a sonsuz teşekkürlerimle…

Bu arada kitap neredeyse bütün kitapevlerine ve online kitapçılara dağıtılmış durumda.

Kalem, kelam ve selamla..

 

Türkiyede kitap yazılamıyor

Düğün Fotoğrafçılığı Kitabımustafa turgut
21

2 comments on "Düğün Fotoğrafçılığı Kitabı"

  1. Huseyin Ozdemir on

    Sayın Mustafa Turgut Bey,
    Aslına bakarsanız sizinle ilgili çok fazla bilgiye sahip değildim. Ben amatör bir fotoğraf meraklısı olarak, fotoğraf sanatıyla uğraşmakta, elimden geldiğince kendimi geliştirmeye çalışmakta ve bu amaçla, bazı internet organları, bazı yazılı yayınlar, fotoğraf kitapları okumakta ve bu yayınları araştırmaktayım. Aslen Sakarya`lı değilim ancak Sakarya`da ikamet etmem sebebiyle henüz, fotoğraf eğitimi alamadım. Belediyenin eğitimine katıldım, ancak çok yüzeysel olduğu için pek bir şey öğrenemedim. Daha once amatör olarak, maddi imkanları elvermediği için dış mekan çekimi yaptırmayı düşünmeyen bir arkadaşımın amatörce çekimlerini yapmıştım. Sonuç tabii ki mükemmel değildi ama yine de o arkadaşım ve eşi mutlu olmuş ve bana minnettar kalmışlardı. Aslına bakarsanız Düğü Fotoğrafçılığı konusunda pek de bilgim yoktu. Ancak bu hafta Salı günü (2013.8.13) internette gezinirken kitabınızı gördüm ve internetten biraz inceledikten sonra satin almaya karar verip sipariş verdim. Kitabınız elime dun (2013.8.15) itibariyle ulaştı ve aksam okumaya, okudukça bir şeyler öğrenmeye ve bilgi sahibi olmaya basladım. Niyetim düğün fotoğrafçılığına soyunmak değil tabii ki, ama kitabınızın içerik olarak günlük hayatta da kullanılabilecek, faydalı bilgiler içeren bir kitap olduğu kanaatine vardım. Bugün sitenizi incelerken size bir teşekkür yazısı yazmak istedim. Sahip olduğunuz bilgileri, okuyanı sıkmadan, bunaltmadan, yalın ve anlaşılır bir dille aktardığınız için, yılların size vermiş olduğu birikimi sadece kendinize saklamayıp insanlara aktarma kararı verdiğiniz için, sayenizde yeni bir şeyler imkanı bulduğum için size çok teşekkür ederim.
    Her şeyin gönlünüzce olması dileğiyle.
    Işığınız bol olsun.