Simit ve çay üzerine..

Simit ve çay üzerine..

Simit ve çay; fotoğraf makinesi kadar vazgeçilmezlerim.. Fekat konu Merzifon simidi ve çayı olunca durum başkalaşıyor..

Çaydan başlarsak, önce çay bardağını anlamak gerekir.. Aşağıda dördünün görüldüğü gibi ülkemizde bir çok çeşit çay bardağı var.. İnce belli kalın dipli, ince belli gibi görünen koca dipli, kavanoz tipi (su bardağı), ajda vs. gibi tanımlanabilecek bir sürü bardak çeşidi var.. 
 
Çay ve simit
Ben ilkini tercih edenlerdenim.. Bazıları su bardağıyla içiyor, ben onlara kavanozcu diyorum.. Çay bir kere bardakta soğumayacak bu bir, çünkü nefasetini kaybeder.. Tavşan kanı kıvamında berrak olacak bu iki.. O nedenle çay ince belli, kalın dipli bardakta içilir.. Bir de taşra usülü ağzı ve beli varaklı ve çaycı tabağıyla olursa keyfine doyum olmaz :=)
 

Mevzu simide geldiğinde durum İstanbul’da biraz vahim.. İstanbul’lular simit yediklerini zannediyorlar ya ben gülüyorum.. :=)

Simit deyince önce Merzifon simidi gelir.. 
Unundan mı, suyundan mı, susamından mı, ustasından mı; nedendir bilinmez amma, Merzifon simidi başkadır. Bir kere sodayla hormonlamadıkları için öyle kocaman ekmek gibi olmaz, narin, kıtır, ince ve lezzeti simittir.. Yerken ikinci semede yeme isteği uyandırır. Fotoğraflarıı da ahanda aşağıda.. Sağda görüldüğü gibi tüm çay ocaklarında ve bakkallarda ağzı her daim hafifçe aralık kutularda satılır.. Hem de İstanbul’daki gibi lüküs ekmek fiyatına değil..
 
Sadece 50 kuruşa.. Fırıncı da kazanır, satan da..
 

Merzifon Simidi

Kuzey ve Çay

Çayın yanında bir de benim kıtır vardır.. Kuzey.

Simit ve çay üzerine..mustafa turgut
00