Michel’in Akvaryumu..

Michel, Zeynep’in babası. Zeynep Kuzey’in yavuklusu.. Bıcır bıcır bir sarışın fıstık. Zeynep ve Kuzey, geçen yıl Palamutbükü’nde birbirlerini tanıdılar.. Sahilde birbirlerine arkadaşlık ettiler.

Biz de ilkin Zeynep’le, sonra da anneannesi Handan Hanım’la tanıştık, sonra da dede İzzet Bey’le.. Zeynep’i çok sevdik. Bu yıl da, Zeynep’in annesi Hanzade ve babası Michel ile tanıştık, ve bir aile dostluğu başladı.. İstanbul’a dönüşte ev gezmesine gittiğimizde de Oliver ile tanıştık. Zeynep’in aile fertleri -tanıdıklarımız- gerçekten ilginç insanlar.. Dede, dalgıç ve endurocu.. Çivi gibi bir delikanlı.. İzzet Bey bizi Palamutbükülü yapmaya kararlı.. Anneanne Handan Hanım, dede’den farklı değil yaşam dolu.. Zeynep’in annesi Hanzade cıvıl cıvıl; Michel ise deniz dibi tutkunu, Türk geleneklerini iyice benimsemiş; işi gereği dünyanın bir çok yerine metezori seyahat eden Hollanda’lı matrak bir mühendis.. En son Zeynep’in dayısının düğününde de adını çok duyduğumuz Michel’in yengesi Mercy ile tanıştık. Tam Mercy.. Cıvıl cıvıl, eğlenceli, tipik bir zenci hatun.

Bu yazıya vesile olan şey ise, Michel’in kurmak için de lüküs bir araba parası harcadığı dev deniz akvaryumu. E bu kadar para harcayınca akvaryum bakımı bilgisayarla sağlanıyor. Michel cep telefonu ve tabletinden su şartlanmasını anında kontrol ediyor. Dünyanın öbür tarafında bile olsa akvaryumunun ışığı yanması veya kimyasallanması gerektiğinde bunu kendisi yapıyor. Evdekiler sadece seyrediyorlar…

Palamutbükünde sohbetlerde Michel akvaryumunun fotoğraflarını ve yönetim şeklini göstermişti. Ben de fotoğrafların renklerine takılıp bunlar doğru değil dediğimde; zorunlu olarak çok soğuk (12.000 ºK) fleuresan kullandığı için; bir türlü akvaryumun içindeki resif canlılarının – içlerinden bir tek kırmızı mercanı tanıyorum :=) – fotoğraflarında doğru renk elde edemediğini anlatmıştı.. Ben de ona fotoğrafları çekmesi için gün ışıgı fleuresan götürmeye söz vermiştim.

İstanbul’a döndükten sonra evlerinde onları ziyarete gittik. Işığı çantadan çıkartmaya üşendim ve edevat çantasını olduğu gibi yanıma aldım. Michel çantadaki edevatı görünce akvaryumu kendi çekmekten vazgeçti.

Sanırım uzmanlığa saygıdan olsa gerek; çekimi bana bıraktı. Ben de çektim…

Fotoğraflar aşağıda… Bu arada akvaryum ve içindekiler nefis şeyler. Akvaryum yaklaşık 2 ton deniz suyu tutuyor. Salonun tam ortasında, yemek masası büyüklüğünde bir alanı kaplıyor. Hanzade şikayetçi ama Michel akvaryumundan vazgeçmiyor.

Kalem, kelam ve selamla.

 

Michel'in Akvaryumu..mustafa turgut
01